Ah Bir Google’da Çalışsam!

Ah Bir Google’da Çalışsam!

Dünyamız hızla gelişmeye ve değişmeye devam ederken teknolojik gelişmeler ülkeler arası fiziki sınırı kaldırmaya devam ediyor. Unicorn olarak adlandırılan ve çok kısa sürede milyar dolarlık değerlemelere ulaşan teknoloji devleri, günümüz gençlerinin en çok çalışmayı hayal ettiği kurumlar olmaya devam ediyor. Peki işin iç yüzü gerçekten de düşündüğümüz gibi mi?

Geçenlerde ilginç bir veriyle karşılaştım. Bu veriler Dünya’nın en büyük firmalarına ait. Dünya’nın en büyük firmaları olmasının yanında bu şirketlerin bir ortak özelliği daha var. O da birçok kişinin bu şirketlerde çalışma hayali kurması. Siz de ‘ah keşke Google’a girsem oradan iki kere emekli olurum.’ diyenlerdenseniz aşağıdaki ortalama çalışan sürelerine göz atmak isteyebilirsiniz.

Facebook : 2,02 Yıl
Google : 1,90 Yıl
Oracle : 1,89 Yıl
Apple : 1,85 Yıl
Amazon : 1,84 Yıl
Twitter : 1,83 Yıl
Microsoft : 1,81 Yıl
AirBnB : 1,64 Yıl
Snapchat : 1,62 Yıl
Uber : 1,23 Yıl

Evet, ben de sizin kadar şaşkınım. Bir çalışan düşünün ki piyasadaki en yüksek maaşlardan birini alıyor, Disneyland kadar eğlenceli bir çalışma ortamında süre baskısı olmaksızın hatta uykusu geldiğinde işyerinde uyuyarak çalışıyor. Siz de böyle bir işte sonsuza kadar çalışabileceğinizi düşünebilirsiniz ancak bu şartlar dahi çalışanları şirkette tutmaya yetmiyor.

Z neslinin çabuk tüketen bir nesil olduğunun hepimiz farkındayız. Bu hızlı tüketim alışkanlıkları kariyere de yansımış durumda. Great Place to Work isimli kuruluşun her yıl düzenlediği ‘Türkiye’nin En İyi İşverenleri’ ödüllerinde bu sene birinci olan Microsoft firmasında bile çalışması süresi 2 yıla ulaşmıyorsa artık sorgulanması gereken şeyler var demektir.

Elbette bu süreler Dünya çapında yapılan araştırmaların ortalaması. Ülkemizdeki duruma baktığımızda X neslinin ortalama çalışma süreleri 7-11 yıl, Y neslinin 5-7 yıl iken Z neslinin 0-4 yıl arasında değişiyor.

Para, hırs, Dünya’yı değiştirme şansı, vizyon ve unvan ne kadar iyi olursa olsun çalışanları elde tutmaya yetmiyor. O halde nedir eksik olan? İşte bu sorunun yanıtını maddi kaynaklarda aramanın artık yetersiz olduğunu düşünüyorum. İş hayatında en büyük eksikliklerden birisi belki de maneviyat. Çalışılan kurumlarda sadece maddi kaynaklara tutunmak daha iyi bir teklif geldiğinde veya tatminsizlik durumunda işten ayrılmaya sebep olabiliyor. Belki de ihtiyacımız olan sadece maddi kaynaklar için değil, aidiyet, adalet, onur ve vefa gibi manevi duygulara değer vererek çalışmaktır.

Geçmiş tecrübelerimiz ve atalarımız istikrarın her zaman daha iyi olduğunu vurguluyor. Peki ya bizim bildiğimiz gelecek için yeterli değilse ve geleceği şekillendirecek olan çalışma yöntemi sürekli iş değiştirmekse? İşte bu zamanın yanıtlayacağı bir soru.

Kaynaklar:

pazarlamasyon.com

www.ejovoc.org/makaleler/aralik_2014/pdf/01.pdf

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer

Sliding Sidebar